Bakan Şahin, dün Otizm Eylem Planını açıkladı. Şahin, asıl sorunun
engelsizlerin zihninde olduğunu belirterek, yüzde 50’lik bir kesimin bu
güne kadar hiç engelli ile bir arada bulunmadığını, bu nedenle de
çocuklarının da engelli çocuklarla bir arada yaşamasını istemediklerini
söyledi. Şahin, “Otistik ve down sendromlu çocukların çalışacakları
korunaklı iş yerlerinin sayısını artırmamız şart. Bu amaçla büyük bir
hibe programı başlattık. Eğer 2023’te dünyanın en büyük 10’uncu
ekonomisi olmak istiyorsak, bu çocuklarımızın da çalışması ve ekonomiye
katkıları lazım” dedi. Otizmli olmasına rağmen üniversiteyi kazanan Uluğ
Özaydın ise otizmin bir hazine kutusu gibi olduğunu belirterek,
“Kutunun içi doluysa açılması zordur ama açılırsa çok önemli bir hazine
açığa çıkar” dedi.
Kardeşinin zihinsel engelli olduğu söyleyen Ergenç, “21.
kromozomlarında bir tane daha fazlası var. Onlar hayatı bizim
görmediğimiz, yaşayamadığımız tarafından görüyorlar. Yakınlarında olan
insanlara da aslında oradan görebilmeyi ve hayatın değerini
anlayabilmeyi öğretiyorlar” dedi.
Down sendromlular için spor federasyonu kurulacağını belirten Halit Ergenç, pazartesi günü Gençlik ve Spor Bakanlığına resmi başvuru yapılacağını söyledi. Herkesten bu konuda yardım beklediklerini vurgulayan oyuncu, olimpiyatlarda da down sendromlu başarılı birçok sporcu olduğunu söyledi.
Down sendromlular için spor federasyonu kurulacağını belirten Halit Ergenç, pazartesi günü Gençlik ve Spor Bakanlığına resmi başvuru yapılacağını söyledi. Herkesten bu konuda yardım beklediklerini vurgulayan oyuncu, olimpiyatlarda da down sendromlu başarılı birçok sporcu olduğunu söyledi.
Engellinin başvurusu halinde önceki
hastanenin verdiği rapor, diğer hastanelerin yanı sıra Aile ve Sosyal
Politikalar Bakanlığı tarafından da online görülebilecek.
Bu sayede engelliler, özürlülük raporu için farklı hastanelere başvurmayacak. Hekim de bir önceki başvuru sonrası ilgili hastanede verilen özürlülük raporunda hangi unsurların göz önünde bulundurulduğuna bakabilecek.
Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mustafa Aksoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, engelli vatandaşların daha hızlı ve kaliteli sağlık hizmeti alabilmeleri amacıyla çeşitli çalışmaların yürütüldüğünü söyledi.
Bu sayede engelliler, özürlülük raporu için farklı hastanelere başvurmayacak. Hekim de bir önceki başvuru sonrası ilgili hastanede verilen özürlülük raporunda hangi unsurların göz önünde bulundurulduğuna bakabilecek.
Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mustafa Aksoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, engelli vatandaşların daha hızlı ve kaliteli sağlık hizmeti alabilmeleri amacıyla çeşitli çalışmaların yürütüldüğünü söyledi.
Engellilerin öğretmen olmasını "engelleyen" bakanlık uygulamasının kaldırılmasından sonra benzer bir tartışma hakim ve savcılar için başladı. Engelli hakim ve savcı konusunda, Türkiye'deki yasal düzenlemeler oldukça katı. Sadece fiziksel engeli olanlar değil, tik bile hakim savcı olmaya engel. 2802 Sayılı Hakim Savcı Kanunu'nda bu görevi yapanlarda aranacak şartlar arasında aynen şu ifade yer alıyor: "Hakimlik
ve savcılık görevlerini sürekli olarak yurdun her yerinde yapmasına
engel olabilecek vücut ve akıl hastalığı veya sakatlığı, alışılmışın
dışında çevrenin yadırgayacağı şekilde konuşma ve organlarının
hareketini kontrol zorluğu çekmek gibi özürlü durumları bulunmamak."
'AÇIKÇA DIŞLAMA'
Adalet Bakanlığı'nın hakim savcı sınavı için yaptığı her duyuruda da, bu engelsizlik şartının sınava başvuru için olmazsa olmaz koşul olarak ortaya koyuyor. Alışılmışın dışında çevrenin yadırgayacağı şekilde konuşmak bile "engel" olarak görülüyor. Organlarının hareketeni kontrol zorluğu, yüz ve vücut organlarının istem dışı hareketi yani "tik" bile hakim-savcı adaylığı için engel olarak sayılıyor. Konu son olarak AB için hazırlanan bir raporda gündeme geldi. HSYK hakkında rapor hazırlayan Avrupa Birliği Özel Raportörü Prof. Dr. Thomas Giegerich, hakim ve savcı adaylarından istenen sağlık raporu ve engellilerin hakim savcı olamamasını "dışlanma" olarak nitelendirdi.
'MEVZUAT DEĞİŞMELİ'
HSYK'nın internet sitesinde yayınlanan Giegerich'in raporundaki ilgili bölüm şöyle: "Sınav zorunluluğunun yanı sıra, adaylar yasa gereği sağlık belgesi sunmak zorunda. Bu bakımdan, engelli kişilerin yargıç ve savcı olmak için genel olarak seçililemiyor. Makul bir bağdaşması olmayan bu tür bir genel dışlama, Türkiye‘nin 2009'da onayladığı Engellilerin Haklarına İlişkin BM Sözleşmesi gereğince Türkiye'nin yükümlülükleriyle uyuşmamaktadır. Bu Sözleşme büyük olasılıkla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine de aykırıdır. AB, engelli insanların mesleki bütünleşmesi için öngörülen önlemlerden yararlanma hakkını tanımakta ve saygı duymaktadır. Mevzuat değişmelidir."
'AÇIKÇA DIŞLAMA'
Adalet Bakanlığı'nın hakim savcı sınavı için yaptığı her duyuruda da, bu engelsizlik şartının sınava başvuru için olmazsa olmaz koşul olarak ortaya koyuyor. Alışılmışın dışında çevrenin yadırgayacağı şekilde konuşmak bile "engel" olarak görülüyor. Organlarının hareketeni kontrol zorluğu, yüz ve vücut organlarının istem dışı hareketi yani "tik" bile hakim-savcı adaylığı için engel olarak sayılıyor. Konu son olarak AB için hazırlanan bir raporda gündeme geldi. HSYK hakkında rapor hazırlayan Avrupa Birliği Özel Raportörü Prof. Dr. Thomas Giegerich, hakim ve savcı adaylarından istenen sağlık raporu ve engellilerin hakim savcı olamamasını "dışlanma" olarak nitelendirdi.
'MEVZUAT DEĞİŞMELİ'
HSYK'nın internet sitesinde yayınlanan Giegerich'in raporundaki ilgili bölüm şöyle: "Sınav zorunluluğunun yanı sıra, adaylar yasa gereği sağlık belgesi sunmak zorunda. Bu bakımdan, engelli kişilerin yargıç ve savcı olmak için genel olarak seçililemiyor. Makul bir bağdaşması olmayan bu tür bir genel dışlama, Türkiye‘nin 2009'da onayladığı Engellilerin Haklarına İlişkin BM Sözleşmesi gereğince Türkiye'nin yükümlülükleriyle uyuşmamaktadır. Bu Sözleşme büyük olasılıkla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine de aykırıdır. AB, engelli insanların mesleki bütünleşmesi için öngörülen önlemlerden yararlanma hakkını tanımakta ve saygı duymaktadır. Mevzuat değişmelidir."




